•  

Real Madrid 2014

0

Posted on : 21-11-2011 | By : Antioch | In : La Liga

İspayol Marca gazetesi, Real Madrid kulübüne en yakın gazete. Bütün dünyada takip edilen Real Madrid ile ilgili önemli haberleri ilk yayınlayan genelde Marca oluyor; diğer haber kaynaklarıda Marca gazetesini referans göstererek Real Madrid ile ilgili yeni gelişmeleri okuyucularına bildiryorlar.

Marca gazetesi, Real Madrid’in 2014 yılına kadar almayı planladığı, 5 oyuncudan oluşan bir liste yayınladı. Listenin en büyük özelliği, 5 oyuncununda 21 yaşından küçük olması. Jose Mourinho döneminde aldıkları Mesut Özil, Nuri Şahin, Di Maria ve Fabio Caentrao gibi oyuncular 21-24 yaş aralığındaydı; önümüzdeki sezonlar için planlanan trasferlerde de aynı stratejiyi izlicekler bu rapora bakılırsa. Listedeki oyuncular Avrupa’nın en gözde gençleri :

1) Jack Wilshere : Arsenal’in 20 yaşındaki orta saha oyuncusu. Geçen sezon Arsenal ile 50′nin üzerinde resmi maça çıktı. Fabregas’ın boşluğunu doldurabilecek en önemli isim; İngiltere Milli Takımında da oynuyor. Müthiş bir tekniğe ve yaşının çok üzerinde bir oyun olgunluğuna sahip; Avrupa’nın belkide en değerli genç oyuncusu.

2)Eden Hazard : Lille takımının 20 yaşındaki ofansif orta saha oyuncusu. Geçen sezon Lille’in kazandığı şampiyonluğun kilit oyuncularından. Arsene Wenger uzun süredir istiyordu ama Wilshere’in performansı onu ikna etmiş gözüküyor.

3)Mario Gotze : Geçtiğimiz sezon Bundesliga’yı şampiyon tamamlayan Borussia Dortmund ile 29 lig maçına ilk 11′de başladı. 6 gol ve 11 asistlik lig performansıyla Almanya Milli Takım’ına çağrılmayı başardı. 20 yaşında.

4)Rafinha Alcantara : Barcelona’nın alt yapısında oynayan 18 yaşındaki ortasaha oyuncusu. Listedeki en ilginç isim. Barcelona ile sözleşmesi 2014′te bitiyor.

5)İlker Munian : Atletic Bilbao’nun 19 yaşındaki forveti geçtiğimiz sezon La Liga’da 30 maça çıkarak genç yaşta takımının değişmezlerinden oldu.

İspanya La Liga ’10

0

Posted on : 14-11-2011 | By : slymnzdmr | In : La Liga

İspanya La Liga, yükselişini sürdürmeye devam ediyor. Son yıllardaki Barcelona hegomonyası ve artık buna bir son vermek için her sezon daha iyi bir kadro kuran ve milyonlarca euro paralar harcayan Real Madrid arasındaki müthiş çekişme, La Liga’nın dünyada en çok takip edilen liglerden biri olmasına yetti. Zaten Barcelona’nın son yıllardaki müthiş performansı, Messi, Xavi ve İniesta önderliğinde oynadıkları muhteşem Barcelona futbolu tüm dünyanın kendilerine hayran kalmasını sağladı. Diğer tarafta ise, İspanya ve dünya futbol tarihi boyunca, en büyük takımlar arasındaki yerini hiç bir zaman kaybetmeyen Los Galacticos. Zidane, Carlos, Beckham, Figo, Ronaldo gibi oyuncuların oynadığı Real Madrid, son yıllarda Barcelona’nın gerisinde kaldı. Eski günlerine dönebilmek için, takımın başına getirilen Mourinho önderliğinde yapılan Ronaldo,Kaka,Benzema,Alonso,Mesut gibi transferlerle çok iyi bir kadro kurdular. Şu an dünyanın en iyi 2 takımının bu çekişmesi, sezon boyunca defalarca oynanır hale gelen El Clasico maçları, La Liga’nın heyecanlı ve keyifli olmasının en büyük nedenleri arasında.

La Liga tabi ki Barcelona ve Real Madrid’ten ibaret değil. Fakat diğer takımlar ne kadar iyi takım olma yolunda ellerinden geleni yapsalar da, bu iki takımın arkasında kalıyorlar. Yine de La Liga bu sezon büyük süprizlerle başladı. İlk haftalar da liderlikten uzak kalan Real Madrid ve Barcelona’dan daha iyi performans gösteren Betis ve Levante ekipleri ilk haftalarda lige renk kattılar. Fakat ilerleyen haftalarda beklenen oldu ve Real Madrid ve Barcelona ligin tepesine oturmasını bildiler. Betis, ilk 4 haftadaki performansını sürdüremese de, Levante geçen haftaya kadar liderliği korumasını bildi; ama şuan Real Madrid ve Barcelona’nın ardından 3. sıraya gerilediler. Valencia ve Sevilla, hemen hemen her sezon olduğu gibi bu sezonda tablonun üst sıralarını zorlayan ekiplerden. Ligin diğer dikkat çeken ekipleri kuşkusuz Falcao’lu, Reyes’li, Arda’lı Atletico Madrid ve dünya genelinde her geçen gün artan Arap yatırımı takımlardan Malaga. Malaga kadrosunda Baptista,Van Nistelrooy, Toulalan gibi yıldızları barındırıyor ve lige ayrı bir renk katmaya devam ediyor. Bakalım Malaga önümüzdeki sezonlarda Premier Ligi ekiplerinden City in gerçekleştirdiği patlamayı ve bu sezon ki müthiş performansın benzerini gerçekleştirebilecek mi.

Golcü ve asistçiler listesinin tepesinde hiç kuşkusuz Real Madrid ve Barcelona’lı futbolcular dikkat çekiyor. Attıkları goller ve gösterdikleri müthiş performanslarla, her geçen gün dünyanın en iyisi hangisi tartışmalarının büyümesine neden olan iki yıldız Ronaldo ve Messi listenin ilk iki sırasında. İki yıldızı, geçirdiği ciddi sakatlıktan sonra, son aylarda ancak toparlanabilen ve bu sezonda attığı gollerle tam bir golcü olduğunu tekrar ispatlayan Gonzalo Higuain takip ediyor.

Oyuncu Takım Gol
1 Lionel Messi Barcelona 13
2 Cristiano Ronaldo Real Madrid 10
3 Gonzalo Higuaín Real Madrid 10
4 Roberto Soldado Valencia 6
5 Radamel Falcao A.Madrid 6

Bu sezon Di Maria asist konusunda çok başarılı.Listenin devamında ise Messi ve Ronaldo var.Onları yuvaya dönen Fabregas ve Mesut Özil takip ediyor.

Oyuncu Takım Asist
1 Angel Di Maria Real Madrid 7
2 Lionel Messi Barcelona 6
3 Cristiano Ronaldo Real Madrid 5
4 Cesc Fábregas Barcelona 4
5 Mesut Özil Real Madrid 4

Madrid’in Asi Çocukları

0

Posted on : 10-11-2011 | By : admin | In : La Liga

Geçen sezon Forlan’lı, Aguero’lu kadrosuyla isteneni verebilmekten çok uzak kalan Atletico Madrid’te, teknik direktör Sanchez’in koltuğu 6 ay öncesinden sallanmaya başlamıştı.

Halbuki çok değil sadece 1 sene önce aynı kadro Uefa Avrupa Ligi kupasını kaldırmıştı. Geçen sene, zaten kötü giden takımda, alternatifi düşünülmeden, sadece bonservissiz bırakmayalım düşüncesiyle verilen Simao, hem ligte hem kupada arka arkaya kötü sonuçlar alınmasına ve en sonunda Sanchez’in koltuğundan olmasına neden olacaktı.

Bu sene, Atletico Madrid’in dönem dönem yaşadığı köklü silkelenişlerden birini gördük. Önce Aguero daha sonra Forlan gibi yıldızlar ayrıldılar takımdan. Şüphesiz bu ayrılışların temel sebebi, Atletico’nun Şampiyonlar Ligi vizesini alamamasıydı.

Transfer sezonuna girişleri ise hareketli oldu, Forlan’ın 5 milyon euro gibi bir fiyata satıldığı haberleri yayılınca, herkes Atletico’nun tasarruf paketini konuşmaya başlamıştı bile, ama onlar Falcao’ya 40 milyon bonservis ödeyerek bu hesaba uymadılar.

Toplamda 65.5 milyon euro transfer harcaması yaparak, Barcelona ve Real Madrid gibi ligi domine eden takımların harcamalarını geçtiler. Atletico’ya en yakın transfer bütçesi, 58 milyon ile Katarlı “kurtarıcısına” satılan Malaga’nın oldu. Malaganın ardından 55 milyon euro ile Barcelona ve Real Madrid geldi.

Atletico’nun transfer harcaması, toplam La Liga transferlerininde %19′unu oluşturdu böylece.

Sezona köklü bir değişiklikle başlayan Atletico’da sezonun geç başlaması, yeni gelen oyuncular açısından bir avantaja dönüştü.

İlk iki maçında gol atamayan Atletico Madrid, son iki maçında 4′er golle, futbol tanrılarından intikamını almışa benziyor.

Diego’nun oyunu toparlayan tarzı, Simao’nun gidişinden sonra dolduralamayan boşluğun Arda ile doldurulması. Arda’nın çok hızlı uyum sağlayarak yükselttiği performansı, Vicente Calderonda özlenen coşkuyu yaratmışa benziyor. Ama hepsinin haricinde 5 golle şu an gol krallığında bir numarada bulunan Falcao’nun insan üstü oyunu son maçlara damgasını vurdu diyebiliriz.

Arda’nın muhteşem asistinde ofsaytı takip etmesi bile teknik açıdan ne kadar üst düzey bir forvet olduğuna cevap verebilir. Bunun yanında sürekli mücadele eden, sahanın her köşesine basan Falcao verilen her kuruşun hakkını vereceğe benziyor.

Bizimse tek hayalimiz Madrid’in “asi” çocuklarını, Barcelona ve Real Madrid gibi devlere karşı daha güçlüyken izlemek olacak.

Yeni Model Barcelona

0

Posted on : 10-11-2011 | By : admin | In : La Liga

Johan Cruyff, Barcelona menejeri olduğu dönemde, oyuncularına nasıl oynayacaklarını anlatırken, defans çizgisini oldukça ileriye kurar. Kalecisinden de, ceza yayı çevresine kadar çıkarak, bir nevi ön libero görevi üstlenmesini ister. Kalecisinin “peki ya rakip topu kaptığı anda benim önde olduğumu görüp topu direk kaleye gönderirse ne olacak” sorusuna, “gidip elini sıkar, tebrik edersin” cevabını verir.

Barcelona, “Gol yersek sorun olmaz, gider rakibin elini sıkarız” diye düşünebilecek bir lükse sahip değildi 2000’lerin başında. 2004-2005 sezonunda kazandıkları lig şampiyonluğu için 5 sezon beklemiş, 2002-2003 sezonunda, Real Madrid’in 22 puan gerisinde 6. olmak gibi kabuslar yaşamışlardı.Xavi,İniesta ve Messi’nin de içinde bulunduğu altın jenerasyon, yapılan başarılı transferlerle birleşince, Hollanda’lı futbol efsanesinin bahsettiği lükse artık sahipler. Guardiola, berabere biten Real Sociedad ve Milan maçlarından sonra “kazanamadığımız bu 2 maçta ne yaptıysak, aynısını yapmaya devam edeceğiz” dedi. Zaten dünyanın en iyisi olarak gösterilen takımının, 3-4-3 oynayarak daha da iyi olacağını düşünyor.

Villareal’i Camp Nou’da 5-0 yendikleri maçta, Victor Valdes’in önünde Mascherano-Busquets-Abidal defans üçlüsü vardı. 1-2-1 olarak dizilen ortasaha da Keita-Thiago-İniesta-Fabregas oynadı. İleri üçlü ise Pedro-Messi-Alexis Sanchez. İlk 11 oynayan 6 oyuncunun asıl mevkisi ortasaha(Mascherano,Busquets,Keita,Thiago,İniesta,Fabregas). 4-4-2 oynayan Villareal’de ise bu sayı 2′ydi. Barcelona, Villareal gibi güçlü bir takım karşısında %76 topla oynama oranıyla maçı domine etti, 5 gol attı ve bir o kadar da kaçırdı. 3′lü defans karşısında oynayan Nilmar ve Rossi, maç boyunca kaleyi bulan 1 şut çekebildiler. Barcelona 4-3-3 oynarken de buna yakın istatistikleri yakalayabilyor, Iniesta’nın 1 aylık sakatlığı da 4-3-3′e dönüşe sebep olabilir ama 3-4-3′lü oyun şekli, Barcelona’ya sezon içerisinde iyi bir alternatif sağlayacak gibi gözüküyor.