•  

Ölüm Grupları

0

Posted on : 04-12-2011 | By : Antioch | In : Genel

Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası, milli takımlar bazında yapılan en büyük turnuvalar. Yaz dönemini bir futbol şölenine dönüştüren bu turnuvaların, değişmez bir özelliğide, ölüm grupları.

Ukrayna ve Polonya’nın ev sahipliğini yapacağı EURO 2012′de,  Almanya, Hollanda, Portekiz ve Danimarka’nın oluşturduğu B grubu, açık ara finallerin en zor grubu. Bundan önceki finallerin, “ölüm grupları” ve bu gruptaki takımların performansları bize ilginç bilgiler verebiliyor. Genel olarak, çok zor bir gruba düşen takım, 3 zor maç oynadığı için olsa gerek, turnuvada final göremiyor; bu gruptan çıkan turnuvayı kazanır densede, 2002′den sonraki turnuvalarda, “ölüm” grubu herhangi bir finalist çıkarmayı başaramadı.

2010 Dünya Kupası : Brezilya, Portekiz, Fildiği Sahilleri ve Kuzey Kore’nin olduğu G grubu, turnuvanın en zor grubuydu. Brezilya 7 puanla grubu lider tamamlarken, Portekiz 5 puanla 2. olmuş, 4 puanda kalan Fildişi Sahilleri ise, Drogba,Yaya Toure gibi üst düzey oyuncularına rağmen turnuvaya veda etmişti. Gruptan lider çıkan Brezilya çeyrek finalde Hollanda’ya; Portekiz ise 2. turda İspanya’ya elendi.

2008 Avrupa Şampiyonası : Hollanda, İtalya,Fransa ve Romanya’nın bulunduğu C grubu, finaller tarihinin en zor gruplarından biriydi. Hollanda Fransa’yı 4-1, İtalya’yı 3-0 gibi sansasyonel skorlarla devirerek grubu 9 puanla 1. tamamlarken,İtalya 4 puanla 2. oldu. Hollanda ve İtalya 2. turda sırasıyla Rusya ve İspanya’ya yenilerek elendiler. Hollanda’nın, Rusya’ya kaybetmesi, finallerin en büyük sürpriziydi.

2006 Dünya Kupası : C Grubu, Arjantin, Hollanda, Fildişi Sahilleri ve Sırbistan Karadağ takımlarıyla, finallerin “ölüm grubu”ydu. Arjantin ve Hollanda, 7′şer puanla gruptan çıktılar ama finali görmek bu iki futbol ülkesi içinde mümkün olmadı. Hollanda, 2.turda İspanya’ya, Arjantin ise çeyrek finalde ev sahibi Almanya’ya elenmekten kurtulamadı.

2004 Avrupa Şampiyonası : Çek Cumhuriyeti,Hollanda,Almanya ve Litvanya D grubunda, çeyrek final mücadelesi verdi. Çek Cumhuriyeti, grubu lider bitirirken, Hollanda 2. oldu ve turnuva takımı Almanya turnuvaya veda eden dev oldu. Yarı finalde, Çekler, Yunanistan’a, Hollanda ise ev sahibi Portekiz’e elendi.

2002 Dünya Kupası : İsveç, İngiltere, Arjantin ve Nijerya. İsveç ve İngiltere 5′er puanla gruptan çıkarken, favorilerden Arjantin ülkesine dönüyordu. İsveç, 2. turda sürpriz bir şekilde Senegal’e elenirken, İngiltere, çeyrek finalde, Dünya Şampiyonluğunu kazanan Brezilya’ya elendi.

Futbol Tarihinin En İyi Takımları

0

Posted on : 02-12-2011 | By : Antioch | In : Tarih

Futbol tarihi boyunca, bir çok başarılı takım futbolseverlerde iz bıraktı. Belli bir dönem kendi liglerini ve Avrupa kupalarını domine eden bu takımlardan en iyi 5 takım ve başarıları, ESPNSoccernet tarafından seçilmiş :

5)Bayern Munich 1971 – 1976

Bayern Munich, 1971-1976 yılları arasındaki 5 yıllık dönemde 3 Almanya Ligi ve 3 Avrupa Kupası kazandı. O dönemde, Almanya Ligindeki en büyük rakipleri Monchengladbach, Avrupa’da ise Milan ve Ajax’tı ama hiçbiri Bayern Munich’in bileğini bükemedi.

Gerd Muller  takımın en büyük hücum silahıydı ve uzun süre mükemmel istatistiklere ulaştı. Franz Beckenbauer’da, bu dönemin ardından Almanya futbolunun en büyük efsanelerinden biri oldu.

1974’taki Avrupa Kupası finalinde, Atletico Madrid karşısında son dakikaya yenik girip maçı çevirebilmişlerdi; 1975 finalinde de
Leeds United’ın verilmeyen golü uzun süre tartışılmıştı ama bu olaylar, Bayern Munich’in futbol tarihinin en iyilerinden biri olarak gösterilmesini engellemedi.

4)Barcelona 2008 – 2011

Son 3 sezonda 2 Şampiyonlar Lig’i, 3 İspanya Lig’i kazanan ve oynadığı futbolla bütün futbolseverlerin beğenisini kazanan Barcelona, günümüz futbolunu hala domine etmeye devam ediyor.

Ezeli rakipleri Real Madrid’e karşı alınan 5-0’lık skor gibi formlarının zirvesine ulaştıkları maçlarda belkide futbol tarihinin en iyi
oyununu oynadılar.Messi gibi üstün bir yeteneğe ve Xavi,İniesta gibi İspanya’yı Dünya Şampiyonluğu’na taşıyan ortasahalara sahipler ve hepsininde ötesinde mükemmel bir uyum ve takım ruhu onları farklı kılıyor.

Oynadıkları oyun, en az aldıkları sonuçlar kadar etkileyici; Barcelona için, total futbolun dünyadaki en önemli temsilcisi dersek yanlış olmaz.

3)Liverpool 1975 – 1984

Taraftarları “Asla Yalnız Yürümeyeceksin” desede, Liverpool 9 yıllık bu dönemde Avrupa’nın zirvesinde tek başınaydı.

4 Avrupa Kupası  ve 7 İngiltere Ligi şampiyonluğu ile tarihteki yerlerini aldılar. Liverpool’un bu dönemdeki en büyük gücü, Ingiltere futbol tarihinin en iyi savunmasına sahip olmasıydı. Diğer takımlar gibi onlarda hücum gücü yüksek ve göze hoş gelen bir
futbol oynuyorlardı; bunu yapmadan 9 yıl başarı kazanamazlardı ama savunmalarının istatistikleri Liverpool’un en büyük karakteristik özelliğiydi.

2)Real Madrid 1953 – 1960

1957 yılında, Avrupa Kupası yarı finalinde, Real Madrid’e elenen Manchester United’ın efsane oyuncusu Boby Charlton, “Real Madrid oyuncuları insan olamaz, sahada futboldan farklı bişey oynuyorlardı” demişti.

Di Stefano, bu dönemde Real Madrid tarihinin en önemli forvetlerinden biri olmuştu. 5 kere üst üste Avrupa Kupasını kazanarak, hala kırılamamış bir rekora sahip oldular. Aynı dönemde 4 İspanya Ligi şampiyonluğuda kazanmışlardı.

1)Ajax 1965 – 1973

Dünyayı, Total Futbol kavramıyla tanıştıran Ajax’ın 8 yıllık bu dönemi oynadığı futbol ve elde ettiği büyük başarılardır.

Bu dönemin 3 ayrı sezonunda, katıldıkları bütün kupaları kazanmayı başardılar. Her sezon 100 golün üzerine çıktılar ve Avrupa
Şampiyonası’nı yenilgisiz kazanma başarısı gösterdiler. Diğer takımlarda olduğu gibi, Ajax’ta bu kadar büyük başarılarla geçen bir dönemde, dünya futboluna bir efsane kazandırdı; o kişi total futbolun babası olarakta anılan Johan Cruyff’tu.

Ajax, bu dönemde oynadıkları oyun, kazandıkları başarılar ve yakaladıkları yüksek maç kazanma yüzdesiyle futbol tarihinin en iyi takımı olarak kabul ediliyor.

Efsane Geri Dönüyor

0

Posted on : 01-12-2011 | By : sparrrxxx | In : Serie A
Juventus; İtalya’nın en çok taraftara sahip ve en çok kupa kaldıran takımı.
Calciopoli skandalında ligden düşürülen ve 2 şampiyonluğu elinden alınan Juventus, Serie B’deki ilk senesinde Serie A’ya yeniden çıkmasına rağmen kulübün toparlanmasının zaman alacağı biliniyordu.
Çok zor günler hatta yıllar geçiren Juventus’un artık alışılmış başarılı dönemlerine yeniden kavuşmaları bekleniyordu. Sezona bu beklentiyle yenilenen stadı Juventus Arena’da başlayan beyaz-siyahlar, Serie A’da oynanan 12 maç sonrasında namağlup lider durumda.
Juventus Arena’da karşılaştığı Milan ve Fiorentina’ya puan bırakmayan ve deplasmanda oynadığı İnter ve Lazio maçlarını kazanan zebralar, bu sezon zor maçlarda çok önemli bir başarı grafiği yakaladı ve bu performansları da kendilerini liderliği taşıdı.
Oynadıkları son karşılaşmada ise zorlu Napoli deplasmanında, 3-1 geriden gelip maçı 3-3 bitirerek bir puan aldılar ve namağlup ünvanlarını korudular. Juventus’un eski orta saha oyuncusu, teknik direktör Antonio Conte Napoli maçı sonrasında “Napoli deplasmanında başka bir takımın 2 farklı geriye düşüp maçı çevireceğini düşünmüyorum, ama biz bunu başardık” dedi.
Bologna, Chievo, Genoa ve Catania maçlarında 2′şer puan bırakan Juventus, kolay görünen bu karşılaşmalarda puan kaybetmemiş olsa şu an Avrupa’nın en başarılı takımı olabilirdi.
Serie A’da bu sezonki 13. maçına pazar günü çıkacak olan Juventus, kendi taraftarı önünde Cesena ile karşılaşacak. Taraftarlarının uzun zamandır beklediği başarılı günlere dönüş yapan Juventus’un, bu istikrarlı sonuçların devamını getirip getiremeyeceğini ilerleyen haftalarda göreceğiz…

Arkadaşa Gözyaşı

0

Posted on : 28-11-2011 | By : Antioch | In : Genel

Galler milli takım teknik direktörü Gary Speed(42), dün evinde ölü bulundu. Gary Speed,1988-1996 yılları arasında Leeds United’ta oynamış ve bu takımın yaşadığı son şampiyonlukta Leeds forması giymiş bir oyuncuydu. Sonrasında, 2 sezon Everton, 6 sezon Newcastle United, 4 sezon Bolton ve 1 sezonda Sheffield United forması giymiş ve 2010 yılında futbolu bırakmıştı.

Premier Lig’te bu kadar uzun süre oynayan ve taraflı tarafsız herkesin saygısını kazanmış bir spor adamı olan Gary Speed’in ölümü, özellikle İngiltere ve Galler’de büyük bir üzüntüye sebep oldu. Premier Lig’te pazar günü oynanan maçlar, Gary Speed anısına yapılan saygı duruşlarıyla başladı. Liverpool forveti Galler’li Craig Bellamy, haftanın en önemli maçı olan Liverpool-Manchester City maçı öncesi, yakın dostunun ölüm haberi üzerine maç kadrosundan çıkarıldı.

En unutulmaz sahne ise Swensea City-Aston Villa maçı öncesi yaşandı. Gary Speed ile Newcastle United’ta birlikte oynayan ve çok yakın bir arkadaşlık kuran Aston Villa kalecisi Shay Given, maç öncesi yapılan saygı duruşundan sonra göz yaşlarını tutamadı; böyle bir psikolojide başladığı maçta, 90 dakika Aston Villa kalesini korudu.

25-26-27 Kasım Maç Yayınları

0

Posted on : 25-11-2011 | By : Antioch | In : Genel

Chelsea kalecisi Peter Cech, 16 Ekim 2006′da Reading ile oynanan maçta başına aldığı darbeden beri bu tarz maskelerle oynuyor.

25 Kasım Cuma
20:00 Gençlerbirliği – Fenerbahçe LigTV
26 Kasım Cumartesi
16:30 Borrusia Dortmund – Schalke 04 TRT2
17:00 Chelsea – Wolves LigTV3
17:00 Manchester United – Newcastle United LigTV2
19:00 Galatasaray – Sivasspor LigTV
19:00 Rayo Vallacano – Valencia NTVSpor
19:30 Arsenal – Fulham LigTV3
21:00 Real Madrid – Atletico Madrid NTVSpor
23:00 Getafe – Barcelona NTVSpor
27 Kasım Pazar
16:30 Werder Bremen – Stutgart TRT2
18:00 Liverpool – Manchester City LigTV3
19:00 Trabzonspor – Beşiktaş LigTV

FIFA Puskas Yılın Golü Ödülü

0

Posted on : 25-11-2011 | By : slymnzdmr | In : Genel

The Fifa Puskas Award. Diğer adı ”Fifa Goal of The Year”, yani Fifa Yılın Golü. Sezonun en güzel,en etkileyici golünü atan erkek ya da bayan futbolcuyu ödüllendirmek adına, 20 Ekim 2009 tarihinde Fifa başkanı Sepp Blatter böyle bir ödülü verme kararı verdi.

“The Fifa Puskas Award” adı, 1950′li yıllarda Macaristan milli takım kaptanı ve 1960′lı yıllarda büyük başarılar elde eden Real Madrid’in efsane forveti Ferenc Puskás onuruna verilmiş bir isim. Puskas, 84 milli maçta 85 gol ile dünya rekoruna sahip. Ayrıca 528 maçta 512 gol ile Real Madrid’in 20. yüzyıldaki en golcü futbolcusu. Böyle bir ismi yaşatmak gerçekten çok doğru bir karar. Biz de bu sayede izleyemesek de böyle bir golcünün varlığını ve bu inanılmaz performansını, araştırarak öğrenmiş olduk.

Ödül ilk olarak Temmuz 2008- Temmuz 2009 tarihleri dikkate alınarak, 21 Ekim 2009 tarihinde İsviçre’de düzenlenen galayla verildi. 2009 Yılın Golü Ödülü, Portekiz’li Cristiano Ronaldo’nun oldu. Ronaldo, bu ödülün ilk sahibi.

Geçtiğimiz sezon ise, bu ödülü bizden birisi kazandı. Hamit Altıntop, Uefa Euro 2012 Elemeleri Grup maçında, Kazakistan’a attığı muhteşem golle, 2010 Yılın Golü Ödülünü kazandı. Grup maçlarında atılan ve yılın golü oylamasında oyların %40.55′ini alarak açık ara birinci olan bu harika gol,Euro 2012 Avrupa Şampiyonasına katılmamıza malesef yetmedi.

Bu sezonda ödül için yarışacak 10 isim var.Bu 10 gol arasından kazanan isim, 5 Aralık tarihine kadar, futbolseverlerin oyları sonucunda belirlenecek. Daha sonra 9 Ocak 2012 tarihinde, Fifa Ballon d’Or yani Fifa Yılın Futbolcusu Ödülü Galasında, 2011 Yılın Golü Ödülü sahibini bulacak.

Adaylar :Benjamin De Ceulaer, Giovani dos Santos, Julio Gómez, Zlatan Ibrahimovic, Lisandro López, Lionel Messi, Neymar, Heather O’Reilly, Wayne Rooney, Dejan Stankovic.

Adaylar arasında en dikkat çekici olanı, Amerika Bayan Milli Futbolcusu olan Heather O’Reilly. Sizde tüm bu golleri izlemek, ve favori adayınıza oy vermek istiyorsanız, 5 Aralık tarihine kadar oy kullanabilirsiniz. Daha sonra 5 Aralık tarihinde açıklanacak olan, en çok oy alan ilk 3 gol içerisinden de ayrıca favori golünüze oy atabileceksiniz. Bunun için, Fifa’nın resmi sitesi olan aşağıdaki linki ziyaret ederek, istediğiniz adayın adının altındaki ”Vote” butonuna tıklamanız yetecektir.

http://www.fifa.com/ballondor/puskasaward/index.html

Gabrielzinho @KAKA

0

Posted on : 24-11-2011 | By : slymnzdmr | In : Genel

Real Madrid’li yıldız Ricardo Leite Kaka, Çocuklarda Kanser Bilinçlendirme Günü kapsamında katıldığı etkinlik ve yardım kampanyası yoluyla, Brezilya kurumu GRAAC’ta kanser tedavisi gören, henüz 5 yaşındaki Gabrielzinho ile Twitter hesabını paylaştı. 23 Kasım Çarşamba günü, Kaka’nın resmi twitter hesabında Gabrielzinho’nun fotoğrafı vardı ve gün boyunca,7 milyon takipçisi bulunun Kaka yerine, tweetler Gabrielzinho’dan geldi. Bu tarz hareketleriyle müthiş bir hassasiyet örneği gösteren Kaka, AC Milan takımında oynarken de, İtalyan ‘Emporio Armani’ markasının mankenliğini yapmaya başlamış, ve elde ettiği tüm mankenlik gelirlerini Afrika’da yaşayan yoksul ve aç insanlara göndermişti.

Paranın Saadeti

0

Posted on : 24-11-2011 | By : Antioch | In : Premier Lig

Manchester City, 2010-2011 sezonunu £197M zararla kapattığını açıkladı. Bu rakam, İngiltere tarihinde bir futbol takımının bir sezonda açıkladığı en “dengesiz” finansal durum.

Abu Dhabi’nin kraliyet ailesi, dünyadaki enerji kaynaklarının %9′una sahip; Manchester City’nin sahibi Sheikh Mansour’da bu ailenin bir üyesi. Son 3 sezonda Manchester City tam £800M harcama yaptı ve bunların tamamı Seheikh Mansour tarafından karşılandı. Yapılan bütün bu harcamalar sonucunda Manchester City, şu anda Premier Lig’in zirvesinde; en yakın rakibinin 5 puan önünde. Bir kaç hafta önce, yıllardır gölgesinde kaldıkları Manchester United’ı, Old Trafford’ta 6-1 yenerek, Manchester şehrinde “Arap Baharı” estirdiler ve şampiyonluğun en büyük adayı olduklarını ilan etmiş oldular.

Premier Ligte neredeyse bütün kulüplerin sahibi var; yani kulüpler ülkemizde olduğu gibi dernek statüsünde değiller. Ama Chelsea ve Manchester City dışındaki neredeyse bütün takımlar,kendi gelirleriyle profesyonel şekilde yönetilmeye çalışılyor. Bunun uzun vadeli başarı için tek yöntem olduğu çok iyi biliniyor; Chelsea, Abramovich’in
kurduğu takımı 2 sezondur yenileyemiyor; çünkü oturmuş bir sistemleri yok. Arsenal 15 sezondur, baştan sona Arsene Wenger tarafından yönetiliyor; Fransız menejerin yetiştirdiği gençler; yarattığı futbol ekolü onlara hem İngiltere’nin en modern stadı Emirates’i yapma fırsatı verdi; hem de uluslar arası bir marka oldular. Manchester United’ın sahipleride Amerikalı Glazzer ailesi fakat kulüpte futbolla ilgili kararları veren kişi Alex Ferguson ve bu sayede yıllardır istikrarlı bir çizgileri var.

Futbol kulüplerinin, milyarder iş adamlarının hegomanyasında kalması ve dünyanın en kaliteli ligi Premier Lig’te, şampiyon olacak takımı Abu Dhabi Şeyhi Sheikh Mansour’un belirlemesi, UEFA’nında hoşuna gitmiyor. Finansal Fair Play kurallarıyla, kulüplerin gelirlerinin üzerinde harcama yapmalarını engellemek istiyorlar. Bunda ne kadar başarılı olurlar bilinmez; bilinen tek şey, milyonlarca taraftarı olan futbol takımlarının milyarder fantazilerine teslim edilmemesi gerektiği.

Sözleşmesi Bitecek Yıldızlar

0

Posted on : 23-11-2011 | By : slymnzdmr | In : Genel

Günümüzde artık futbolcular için ödenen astronomik bonservis bedellerini görmeye alıştık. İlk olarak Chelsea’nin patronu Rus milyarder Abrahamovic ile dikkat çeken bu furyayı, şimdilerde Manchester City, PSG, Malaga,  Anzhi gibi petrol milyarderleri tarafından yönetilen takımlar takip ediyor. Bunların yanısıra Real Madrid başta
olmak üzere daha bir çok dev kulübün de yıldız futbolcuları bünyesine katabilmek için savurduğu milyon euro’lar cabası. Uefa bu duruma bir son vermek adına, Finansal Fair Play projesiyle, takımların gelirlerinden çok harcama yapmasını engelleyebilme çabası içerisinde. Bakalım bu duruma bir son verilebilecek mi, hep birlikte göreceğiz.

Savrulan milyon euro ve yapılan sansasyonel transferler günlerce, aylarca medyanın ilgi odağı oluyor. Belki de böyle bir durumda dikkatlerden kaçan olay, her sene olduğu gibi bu sene de 2012 Haziran ayında sözleşmesi sona erecek futbolcular. Sözleşmesi biteceği için belki de değersiz görünseler de, aslında böyle futbolcular yazıda da bahsettiğimiz gibi böylesine tutarsız transferleri yapabilecek milyarder sahipleri olmayan takımlar için 2 kat daha değerli durumdalar.

Bizde size 2012 yaz transfer sezonunda sozlesmesi bitecek olan, birçok takımının ilgisini çekebilecek ve ikna seanslarının başlamasına neden olacak piyasa değeri bazında en dikkat çeken futbolcuların listesini çıkardık:

Oyuncu Takımı Yaşı Değeri
Andrey Arshavin Arsenal 30 €24M
Dimitar Berbatov Manchester United 30 €24M
Jefferson Farfán Schalke 26 €18M
Gary Cahill Bolton Wanderers 25 €13M
Éric Abidal Barcelona 32 €13M
José Bosingwa Chelsea 29 €11M
Didier Drogba Chelsea 33 €10M
René Adler Bayer Leverkusen 26 €10M
Nicolas Anelka Chelsea 32 €10M
Sulley Muntari Inter 27 €9M
Mathieu Flamini Milan 27 €9M
Mladen Petric Hamburg 30 €8.5M
Tranquillo Barnetta Bayer Leverkusen 25 €8M
Cristian Chivu Inter 30 €6M
Claudio Pizarro Werder Bremen 33 €6M

Sırat Köprüsü

0

Posted on : 22-11-2011 | By : Antioch | In : Efsaneler

Cennetin kapısında, tanrı bana “hayatın boyunca ne yaptın” diye soracak. Ona, hayatım boyunca yaptığım tek şeyin, futbol maçları kazanmaya çalışmak olduğunu anlatmak zorunda kalacam.

Arsene Wenger

Fransız L’equipe dergisine verdiği röpörtajdan